Tarsus’ta 14 Köyün Ortasına Yapılacak Çimento Fabrikasına Tepki
Haber/İsa ÇAKICI
www.habermetropol.net
Tarsus’ta kurulmak istenen çimento fabrikası projesi, bölgede alışılmışın dışında bir dayanışma tablosu ortaya çıkardı. Çukurbağ ve Sanlıca arasında planlanan, 14 kırsal mahalleyi doğrudan etkileyeceği belirtilen proje için yapılmak istenen ÇED bilgilendirme toplantısı, yöre halkının ortak direnişiyle engellendi. En dikkat çeken ayrıntı ise farklı siyasi partilerden isimlerin aynı noktada buluşması oldu.
Sanlıca’da bir araya gelen yurttaşlar, çevre aktivistleri, muhtarlar ve siyasetçiler, projenin yalnızca iki köyü değil, geniş bir yaşam alanını tehdit ettiğini savundu. Tepkinin odağında; tarım arazileri, su kaynakları, köy yaşamı ve doğal dengenin zarar göreceği endişesi yer aldı. Bu yönüyle mesele, bir sanayi yatırımı tartışmasının ötesine geçerek doğrudan yaşam alanı savunmasına dönüştü.
Eylemde konuşan isimler, Tarsus’un bereketli topraklarına çimento fabrikası kurulmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı. Bölgenin üretim gücüyle öne çıktığını hatırlatan katılımcılar, çiftçinin daha ucuz mazot, gübre ve destek beklediği bir dönemde, tarımı ve doğayı baskılayacak bir projeyle karşı karşıya bırakılmasının büyük tepki yarattığını dile getirdi. Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç da alandaki birlikteliğin altını çizerek, burada yapılanın siyasi bir gösteri değil, açık bir dayanışma örneği olduğunu ifade etti.
AK Parti, CHP, MHP, İYİ Parti ve DEM Parti’den isimlerin aynı yerde buluşmasının, meselenin parti sınırlarını aşan bir halk meselesine dönüştüğünü gösterdiği değerlendirildi. CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış da projeye Meclis kürsüsünden tepki gösteren isimler arasında yer aldı. Kış, en verimli tarım alanlarının ortasına çimento fabrikası kurulmak istenmesini “yatırım değil, yaşam hakkına müdahale” olarak değerlendirdi ve köylülerin açık itirazına rağmen kararın dayatıldığını savundu. Projeye yönelik itirazlar yalnızca insan yerleşimleriyle sınırlı değil.
Haberde, fabrikanın etkisinin Keşli, Eminlik, Kuşçular, Emirler, Kozoluk, Gömmece, Çokak, Çavuşlu, Koçmarlı, Yanıkkışla, Karakütük ve Yeniköy dahil geniş bir bölgeye yayılacağı belirtiliyor. Ayrıca proje alanına yaklaşık 4,5 kilometre mesafede bulunan Hopur Topaşır Yaban Hayatı Geliştirme Sahası’nın da risk altında olduğu, vaşak, yaban keçisi, kurt ve birçok koruma altındaki türün bu bölgede yaşadığı ifade ediliyor. Bölgenin aynı zamanda uluslararası kuş göç yolu üzerinde bulunması da endişeleri artırıyor.
Tarsus’ta yaşanan bu tablo, sadece bir çevre tepkisi değil; tarım, doğal yaşam ve kırsal geleceği birlikte savunan ortak bir toplumsal refleks olarak öne çıktı.
ÇED toplantısının yapılamaması, bölgedeki itirazın ne kadar güçlü olduğunu gösterirken, şimdi gözler projenin bundan sonraki sürecine çevrilmiş durumda.