DOÇ. DR. GÜRAN DİNÇER; ''TÜRKİYE'NİN-MERSİN'İN DEVASI HAZIR'' DEDİ.

DOÇ. DR. GÜRAN DİNÇER; ''TÜRKİYE'NİN-MERSİN'İN DEVASI HAZIR'' DEDİ.

DOÇ. DR. GÜRAN DİNÇER; ''TÜRKİYE'NİN-MERSİN'İN DEVASI HAZIR'' DEDİ.
Bu haber 2022-12-09 11:22:32 eklenmiş

MERSİN'İN DEVA'SI HAZIR

Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Mersin İl Başkanlığı'nda kan değişimi yaşanmasının ardından, göreve gelen İl Başkanı Dinçer, parti çalışmalarına kolları sıvadı. Çalışmalarına hız verdi.

Haber/İsa ÇAKICI

www.habermetropol.net

Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Mersin İl Bakanı Op.Dr. Güran Dinçer'in Mersin İl Başkanı olarak atanmasının ardından hızlı bir şekilde çalışmalara başlayan Başkan Dinçer yapmış olduğu açıklamada, “ DEVA Partisi kadroları çok güçlü bir kadro. Bizim, var olan gücümüzü daha da arttırarak devam ettirmek gibi bir derdimiz var. Sinerjiyi ve ona bağlı olarak da enerjiyi arttırmaya çalışacağız. Farklılıkları temel alarak ‘memleket sevdası’ ortak paydasında birleştirdiğimiz, birlik ve beraberliğin tahsis edildiği, ortak sinerjinin yaratacağı güç ile DEVA Partisi'ni hem Mersin'de hem de Türkiye'de yükseltmek için bütün gücümüzle çaba sarf edeceğiz, ve biliyoruz ki umut dolu yarınlara ulaşmak konusunda hep birlikte başaracağız" dedi.

Başkan Dinçer yaptığı açıklamada DEVA Partisi Genel Başkanımız Sayın Ali Babacan Liderimiz partimizin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısıyla ‘Sosyal Politikalar Eylem Planı’nın ikincisini açıkladı.

Başkan Dinçer,''SOSYAL POLİTİKALAR EYLEM PLANIMIZI MERSİNLİ VATANDAŞLARIMIZ OKUSUNLAR TÜRKİYE'NİN DEVA'sı HAZIR-MERSİN'İN DEVA'sı HAZIR-BİZ HAZIRIZ'' diyerek, SOSYAL POLİTİKALAR EYLEM PLANI'NI MERSİN KAMUOYU'NA PAYLAŞIMINI YAPTI.

“Anlayışımız; yardım eden değil, yardımcı olan devlettir” dedi. Kendisinden sonra görev yapan bir bakanın “Öyle bir miras bırakmışsınız ki yiyoruz bitmiyor” yoksulluk sınırını paylaşan Türk-İş’e baskı yapıldığını söyledi. ‘YOKSULLUK SINIRI, ASGARİ ÜCRETİN 4,5 KATINI AŞMIŞ DURUMDA’ Özgür ve zengin Türkiye’nin yolunun sosyal adaleti sağlamaktan geçtiğini “Sosyal adalet mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. ‘Yardım eden değil, yardımcı olan devlet’ anlayışıyla hareket edeceğiz. Neredeyse ortalama ücret haline gelen asgari ücret, açlık sınırının altında. Yoksulluk sınırı, asgari ücretin 4,5 katını aşmış durumda. Türk-İş bunu 40 yıldır açıklıyor. Bunu açıkladığı için son zamanlarda gittikçe daha çok baskıyla karşı karşıya kalıyor. Ama milyonlarca çalışanın temsilcisi olacaksınız bunu dosdoğru açıklamak zorundasınız. Hükûmet de onlara doğruyu söyledikleri için baskı yapıyor. Bu dönemde dik durabilmek, doğruyu söyleyebilmek en önemlisi”

‘ÇOCUK SANDIĞI UYGULAMASINI YÜRÜRLÜĞE KOYACAĞIZ’

“Anayasa değişikliği önerimizin ilk maddesi: ‘İnsan haysiyeti dokunulmazdır.’ İnsan elbet bir gün düşebilir ve insanı düştüğü yerden, insan haysiyetine yaraşır şekilde kaldırmak; sosyal devletin temel prensibidir” Çocuklar için ailelere verilen nakdi yardımlarda “Çocuk Sandığı” uygulamasını yürürlüğe koyacaklarını, kronik hastalığı nedeniyle cihaza bağlı şekilde yaşamını sürdüren vatandaşlara sağlanan elektrik tüketim desteğini harcanan elektrik miktarına endeksleyerek artıracaklarını, 2023 Yılı Bütçe Kanun Teklifi’ne dair “Bütçe Genel Kurul’a indi. O bütçede 547 milyar TL faiz ödemesi var. Bu yılki 330 milyar TL yetmedi. En az bir o kadar da kur farkı ödeyecekler. 650 milyarı 85 milyon vatandaştan vergilerle topluyor, heybeye dolduruyor, o heybeyi olduğu gibi zaten parası olana veriyor”

ÜLKE SURVIVOR SETİNE DÖNDÜ

Koskoca ülke Survivor setine döndü. Dün İstanbul’dan Ankara’ya dönerken mola verdik. Bir TIR şoförü geldi yanıma. Emekli, 65-70 yaşlarında. ‘TIR şoförlüğü yapmasam geçinmem mümkün değil. 4500 lira emekli maaşı alıyorum’ dedi. Emekli vatandaşımız o yaşta yollarda direksiyon sallayarak hayatta kalmaya çalışıyor. Hani sosyal devlet?

BİR ‘BAKAN ÖYLE BİR YİYORUZ Kİ BİTMİYOR’ DEDİ:

11 yıl bu ülkenin ekonomisini yöneten ekibin başında oldum. İbrahim Çanakcı Bey ekonomi yönetiminde teknik ekibin başındaydı. Görevimizi, devasa bir başarı hikayesi bırakarak devrettik. Benden sonra göreve gelen bir bakanın ifadesini söylüyorum: ‘Sayın Başkanım, öyle bir miras bırakmışsınız ki yiyoruz yiyoruz bitmiyor’ dedi. İsmi gizli kalsın. Hamdolsun sayısız hizmetlerde bulunduk. Hatalarımız da oldu ama ders alarak DEVA Partisi’ni kurduk. En önemli başarılarımızdan birisi mutlak yoksulluğu sıfırlamamızdı. Bu büyük utanca son verdik. Bugün ne yazık ki yeniden geldi.

HALKI KENDİNE BAĞIMLI KILMAYA ÇALIŞANLARLA MÜCADELE EDİYORUZ:

Yoksullaşan halkı kendine bağımlı kılmaya çalışanlarla, vatandaşın başını kaldırmasına bile imkân vermeyen bu ortamdan siyasi nema elde etmeye çalışanlarla mücadele veriyoruz. 85 milyonu geçim derdine sürükleyen otoriter ittifakla mücadele ediyoruz.

BİZİM KİTABIMIZDA ‘ALTTA KALANIN CANI ÇIKSIN’ DİYE BİR ŞEY YAZMIYOR:

İktidar asılsız bir korku yayıyor. Mesela ne diyorlar? ‘İktidar değişirse sosyal yardımlar kesilir’ diyorlar. Böyle bir şey yok. Bu iktidarın en büyük yalanını afişe ediyorum. Yapılan yardımlara, kazanılmış haklara göz dikecek hiç kimseye biz geçit vermeyiz. DEVA Partisi buna hiçbir zaman müsaade etmez. İktidar ihtiyaç sahiplerinin siyasi görüşünü anlamaya çalışıyor. ‘Bizden mi, değil mi’ diye bakıyor. Parti teşkilatını yardım için gerekli bir durak olarak ortaya sokuyor. Biz bu adaletsizliğe son vereceğiz. Bizim kitabımızda ‘Altta kalanın canı çıksın’ diye bir şey yazmıyor. Biz, ihtiyaç sahiplerine ‘asgari gelir desteği’ sağlamaktan bahsediyoruz. Dünyanın konuştuğu bir model.

HER HANEYE BİR SOSYAL HİZMET UZMANI ATAYACAĞIZ:

Önce her haneye bir sosyal hizmet uzmanı atayacağız. O arkadaşlarımız gidecek, kapıları çalacak. ‘Bir ihtiyacınız var mı?’ diyecek. Devlet vatandaşın ayağına gidecek. Eve giren parayla eve girmesi gereken parayı karşılaştıracak. Gelir yetersizse, farkı devlet kapatacak. DEVA Partisi yardımları artıracakmış, böyle mi olur’ diyenler olduğunu görüyorum. Evet, biz bu derin yoksulluk girdabından ancak böyle çıkacağız. Her birimizin harcamasından, kazancından alınan vergileri devleti batırma projelerine değil, vatandaşlarımıza ayırarak ekonomiyi ayağa kaldıracağız.

MUTLAK YOKSULLUĞU TEKRAR SIFIRLAMAK BOYNUMUZUN BORCU:

Bizim için en önemlisi; insanlarımızın devlet yardımlarına ve desteklerine ihtiyacı olmadan hayatlarını sürdürebilmeleri. Kendi imkânlarıyla, kendi çalışmalarıyla, kendi gelirleriyle ayakta durabilmeleri. Asıl hedefimiz ülkeyi öyle bir refah noktasına ulaştırabilmek. Mutlak yoksulluğu tekrar sıfırlamak boynumuzun borcu. Bu çok hızlı yapacağız. Bizim anlayışımızdaki devlet; yardım eden değil, yardımcı olan devlettir.

DÜNYA YAŞLI HAKLARI SÖZLEŞMESİ’NİN HAZIRLANMA SÜRECİNİ BAŞLATMAYI HEDEFLİYORUZ:

Yaşça büyük vatandaşlarımızın kendi ayakları üzerinde durabilen, isteklerini ve ihtiyaçlarını kolaylıkla karşılayabilen, saygın insanlar olmasını çok önemsiyoruz. Dünyada bir boşvermişlik var. Birleşmiş Milletler nezdinde yaşlı haklarını koruyan bir sözleşme yok. Türkiye olarak kolları sıvayacağız. Dünya Yaşlı Hakları Sözleşmesi’nin hazırlanmasıyla ilgili bir süreci başlatmayı hedefliyoruz. Gün gelecek, herkes yaşlanacak. Bunu unutmayacağız, gençler.

NAFAKA ALANLARIN 65 AYLIĞI ALMASININ ÖNÜNDEKİ ENGELLER KALDIRILACAK:

Nafaka alanların 65 yaş aylığı almasının önünde engeller var. İşin özü emeklilikse 65 hakkıyla nafaka hakkının eş zamanlı yürürlükte olması lazım. Bunu yapacağımızı ilan ediyoruz. Daha önce; evde bakım aylığı alanların, genel sağlık sigortası primlerini ödeyeceğimizi, geçmişe yönelik borçları sileceğimizi söylemiştik. Şimdi de bakım hizmetlerini üstlenen vatandaşlarımızın karşılaştığı güçlükleri giderme yönünde ekleme yaptık: Evde bakım hizmetini sağlayan aile üyelerine bakım eğitimlerini ve psikolojik yönlendirme desteklerini devlet ücretsiz sağlayacak.

ESNAF KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİNDEN FAYDALANACAK:

Sosyal güvenlikte; Esnaf Ahilik Sandığı’na dahil esnafın kısa çalışma ödeneğinden faydalanmalarını sağlayacağız. Ayrıca SGK ödemesi kapsamında olmayan ve kanser tedavisinde kullanılan akıllı ilaçların bedelini devletin karşılayacağını ortaya koymuş durumdayız. Özel sektörde dinlenme hakkıyla, mola süreleriyle ilgili sorunlar var. Biliyoruz. Mutlaka iyileştirilmesi gerekiyor. Ayrıca ILO’nun 173 sayılı ‘İşçi Alacaklarının Korunmasına İlişkin Sözleşmesi’ var. Eğer bir işyeri zor duruma düştüyse, bunun telafisiyle ilgili önceliğin çalışanlara verilmesi gerektiğini söylüyoruz.


ETİKETLER :
Diğer SİYASET haberleri
© Copyright 2023 Metropol Haber. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi